Frank Lampard’s New Star Ellis Simms Is Actually Good – Are We Sleepwalking Into a Championship Dynasty?
Frank Lampard'ın Yeni Yıldızı Ellis Simms Gerçekten İyiyse, Şampiyonluk Kadrosuna Sessizce Doğru Muyuz?

Pekala, gereksiz detayları bir kenara bırakalım: Coventry City, Şampiyonluk Ligi'nde tekrar geriden gelerek en üst sırada 10 puan önde yer alıyor. Frank Lampard sadece bir takım değil, aynı zamanda bir direniş kültürü inşa ediyor. Ama işin çarpıcı yanı şu: kibrit kutusu kibriti marifetli bir transfer değil, Everton'da forma şansı bulamayan çocuk Ellis Simms. Şimdi ikişer gol atıyor ve birinci lig savunmalarını futbol okulu yedekleri gibi ezerek geçiyor.
Peki ya Lampard? Sadece çabayı değil, tutumu övdü. İşte asıl ipucu bu. Bir hoca taktikten değil karakterden bahsetmeye başladığında, bir şeylerin değişmekte olduğunu anlarsınız. Bu bir anlık parlaklık değil. Coventry, kimse farketmeden yavaş yavaş yükselen karanlık at olabilir.
1-0 öndeydik, sonra Simms çıktı ve kendi kale arkamızdaki çocuk gibi koşturdu. Set piece’te kalesi boşken, kaleci bizi motive ediyordu. Bu ligin en aptalca yollarından yenilmesiydi. Hâlâ inanamıyorum.
Simms’in xG’si bu sezona göre 1.87, ama şu an 6 golü var. Yani şanslı mı? Ya da aslında Lampard onu beklediğimizden çok daha akıllıca kullanıyor mu? Bekle gör. Bu sapma sürerse, bu çocuk Premier League’de 15+ gol atabilir.
Sadece bir şans değil, bu adam benim çocukluğum. Lampard olsa, Gerrard olsa, Beckham olsa – bir zamanlar İngiliz orta sahanın kalbi gibiydi, şimdi gençleri yetiştiriyor. Bu sadece gol değil, bir mirasa sahip olmak istiyoruz.
Coventry'nin taktik disiplini sadece rastgele değil, kasıtlı. Lampard, Simms’i pas döngüsü içinde değil, ikinci vuruş pozisyonunda kullanıyor. Otoparkın dibinde durup golü bekliyor. Basit mi? Evet. Etkili mi? Kusursuz.
‘Kasıtlı’ mı? O ‘kasıtlı’ olsa, bizim stoperimiz neden onu izlemedi? Lampard değil, bizim savunmayı dizayn eden kişi bir kaza mahsulü.
Herkes mirasa, şanşa, taktiğe takılıyor. Ama 42 maçta 10 galibiyet sonra 10 puan önde olmak, şans değil. Bu sürdürülebilir mi? Muhtemelen değil. Ama şimdilik, bu sadece futbol. Ve futbol güzel.
Sürdürülebilirlik tartışması yarın olsun. Bugün, Coventry City sahaya kendi oyununu oynuyor. Ve onlar bizi inandırıyor. Bazen bir umut bile yeter.
Gizlilik sözleşmem var ama bir şey söyleyebilirim: Simms’e bu yaz 18 milyon talep ettik. Hiçbir kulüp gelmedi. Artık teklifler yağacak. Lampard’a teşekkür edin. O ‘attitude’ dediği şey, borsa değerini ikiye katladı.