Tarantino Has Masterpieces—But Was Del Toro Born to Make a Netflix Frankenstein?
Tarantino'ın başyapıtları var ama Del Toro, Netflix için 'Frankenstein'ı yaratmak için mi doğdu?

Del Toro, 'Frankenstein'ın kendisinin doğduğu eser olduğunu söylüyor. Ama film, geçmiş eserlerine kıyasla daha az dokulu, daha fazla dijital bir formda Netflix'te yayınlanıyor. Acaba gerçekten bu şeye layık mı?
İronisi mi? Victor Frankenstein yaşam yaratır ama sonra onu reddeder. Bu arada Netflix, Del Toro'nun hayalini finanse eder; sonra onu küçük ekranlara tıkar. Biz sinematik bir trajedi mi izliyoruz yoksa sadece bir teknoloji-gevecisi alegorisi mi?
Bu ihanettir. 'Frankenstein' büyük ekrana inşa edilmişti—ışık, gölgeler, dokular. Sinemamızdaki 70mm projektörle korkuyu fiziksel olarak hissediyordun. Netflix'te? Sadece bir karanlık fantezi akışı daha.
Gerçek kontrolü: Netflix'in bütçesi olmasaydı bu film asla yapılmazdı. Del Toro hayal ettiği oyuncu kadrosunu ve ölçekte bir film istedi. Pratikliği mi cezalandırmalıyız?
Victor'ün rüyalarını rahatsız eden kırmızı melek mi? Klasik del Toro Katolik suçluluğu. Sadece Frankenstein'ı yeniden yaratmıyor—gotik görseller aracılığıyla çocukluk günahlarını dışarı atıyor.
Harlander = Silikon Vadisi girişim sermayesi. Frankenstein'ın laboratuvarı = Yapay zekâ girişimi. Netflix'in rolü tesadüf değil; bu alegorinin son perdesi.
Eskiden sinemalarda bağırırdım, oturma odamda değil. Büyük fark. Küçük ekran, dalmayı bozar. Bu film karanlığı, sessizliği ve ortak iç çekmeyi hak ediyor.
Dürüst olmak gerekirse? Erişilebilir olan Del Toro’dan hiç olmamasını tercih ederim. Arabam yok. Sinemalar uzakta. Netflix bunu herkese ulaştırdı.
Yaratığın tasarımı çarpıcı—duygu sahibi mermer, mavi tonlarında ten—ama CGI hak edilmiyor gibi. Çok fazla yeşil perde düzlemi. Dokunulabilir korku nerede?
Shelley'in 'Frankenstein'ı fikirlerle dolu bir romandı—kibir, yalnızlık, sorumluluk. Del Toro melodram ekliyor ama felsefi yapısını kaybediyor.