Is This Vintage O'Neill Magic or Just a Flash in the Pan Against Bottom-Feeders?
Bu O'Neill'in Eski Büyüsü mü, Yoksa Sadece Zayıf Rakipler karşısında Gösteri mi?

Martin O'Neill'in masalsı dönüşü Parkhead'in ihtiyaç duyduğu şeydi: eleştirmenleri en az bir hafta susturan 4-0'lık bir Falkirk ezilmesi. Johnny Kenny'nin gol perdesi saf O'Neill tarzıydı: sert, fırsat kollayan ve soğuk veri analitiğinden çok 'gizli heyecan'dan doğmuştu.
Ama onu kurtarıcı ilan etmeden önce durup düşünelim. Falkirk son üç maçta yenilmediyse de yine de yedinci sırada. Ve dürüst olalım—stadında oturan Dermot Desmond, desteğe daha çok bir kurumsal denetime benziyordu. Bu bir canlanma mı... yoksa fırtınadan önceki bir mola mı?
Duygulara kalkışmadan gerçeğe bakalım. O'Neill'in atanması, yönetime düşük maliyetli bir pr hareketi. Neden çok daha pahalı bir teknik direktör alıyorken bedava, sevilen bir efsaneyi getirmiyorsunuz ki? Bu, nostaljinin en güzel kapitalizme dönüştürülüşü.
Nostalji kapitalizmi mi? Ciddi misiniz? Premier Lig için mücadele eden oyuncuların yönetimekonomisinden haberi olur mu?
Desmond korktuğu için izlemeye geldi. Taraftarlar uyandı. Protestolar yeni başlıyor. Duygusal O'Neill dönüş hikâyesini yutmuyoruz.
Bir dakika xG'den bahsedelim. Celtic'in beklenen golü 2,8'di. Gollerin ikisi kötü temizliklerin ardından yapılan rahat şutlardı. Bu hakimiyet değil, O'Neill'in şanslı anında Falkirk'in savunma başarısızlığının büyümesiydi.
Art arda galibiyetlerimizin hakkını kazandık. Buraya güvenle geldik. Ama Celtic gerçekten ortaya çıktığında, sadece başka bir seviyede oluyorlar. Bunda utanacak bir şey yok.
'Gizli heyecan'—bu tek bir cümlede O'Neill'i tanımlar. İrlanda ve Celtic gibi takımları başarıyla yönetmek için baskıyı anlamak gerekir. Bu şans değil, liderlikti.
Falkirk 3 maçlık yenilmez seriyle geldi. Giderken fileleri 4 golle buldu. Bu seri değil... bu bir cinayet mahalli.