G20’s Inequality Report: Are We Finally Taking the Crisis Seriously, or Just Greenwashing Democracy?
G20'nin Eşitsizlik Raporu: Nihayet Bu Krize Ciddi mi Bakıyoruz Yoksa Demokrasiyi Sadece Boya mı Mı Sürüyoruz?

G20'nin eşitsizlik üzerine ilk raporu nihayet yayımlandı ve 'eğilimleri izleme' ve 'çözümleri değerlendirme' için yeni bir kurul önerildi. Kağıt üzerinde güzel duruyor ama gerçek şu ki, devletler servet uçurumu arka planda patlarken sadece meşgul görünmek için yeteri kadar iş yapacak kurullar kurmaktan hoşlanır.
Bu uzman grubu Joseph Stiglitz yönetiyor, yüreği sağ olsun. Eşitsizlik konusunda on yıldır bağırıp çağınyor. G20'nin bu uyarıları duymasının bu kadar uzun sürmesi insanı merak ettiriyor: onlar lider mi, yoksa kurumsal geri kalma göstergeleri mi?
Kurul bir ilk adımdır, sihirli bir çözüm değil. Gerçek değişim, vergi reformu, servet yeniden dağılımı ve tekellerin dağıtılması gerektirir. Aksiyon olmaksızın izleme sadece siyasi gösteridir.
Bir kurul daha mı? 2019'dan beri rapor vermemiş görev gruplarımız var. Bu, Titanic'te güverte sandalyelerini yeniden düzenlemek gibi hissettiriyor.
Şimdiden buna 'siyasi gösteri' demek erken. Veri politikayı yönlendirir. Ölçmediğin bir şeyi düzeltmezsin. Bu kurul yavaş olabilir ama temel işlevini görür.
Devletler eşitsizliği ‘izlerken’ onu daha da kötüleştiren yasaları sessizce geçiriyor. Zenginler için yapılan vergi indirimlerine 'damlatma ekonomisi' denildiğinde hatırlıyor musunuz? Evet, o harika bir şekilde işe yaradı.
Joseph Stiglitz 30 yıldır haklı. Trajedi onun duyulmaması değil; bildiğimiz halde sessiz kalıp tercih etmemiz. Bu cehalet değil. Bu işbirliği.
Açık olalım—zaten çoğu eşitsizlik verisi devletler tarafından manipüle edilir. Kişi başına düşen GSYİH artar ama gerçek ücretler durgundur. Bir kurul bozuk ölçümü düzeltmez.
Evet, yavaş. Evet, kusurlu. Ama ilk kez eşitsizlik, dipnotlarda gömülmeksizin G20 gündeminde. Bu bir zafer.