Paranthropus robustus Just Got a Whole Lot Weirder — Is the Human Family Tree a Jungle?
Paranthropus robustus Artık Çok Daha Garip — İnsan Ağaç Soyumu Bir Oran mı?

Yani 'robustus' aslında moleküler kanıtla da doğrulandı — 2 milyon yıl öncesinin sadece sert çeneli sebzici olmadığını, farklı protein varyasyonlarına sahip kendi içinde bile değişik popülasyonlara sahip olabilecek kadar genetik olarak karmaşık olduklarını görüyoruz. Ve işte bunu düşün — mine proteinlerinde heterozigotluk buldular. Evet, Afrika’da, bu kadar eski bir fosilden.
Paleoproteomik sessizce insan kökenlerini yeniden yazıyor ve DNA bile gerekmiyor. Diş minesini kullandılar — 2 milyon yıl dayanabilecek kadar dayanıklı bir şey — ve Paranthropus’a özgü bir gen varyantı ortaya çıkardılar. Örneklerden birinde hatta iki versiyonu birden vardı, beklendikten çok daha erken genetik çeşitliliğin var olduğunu kanıtladı. Bu sadece 'harika bir buluş' değil — Afrika’daki laboratuvarların Afrika’daki keşifleri yönetmesiyle paleontolojiyi ‘desanalize’ ediyor.
Gerçeğe bakalım — on yıldır çene kemiklerine bakıp boyuta göre cinsiyet tahmin ediyoruz. Şimdi nihayet moleküler kanıt var: P. robustus'taki boyut farkları büyük olasılıkla cinsel dimorfizmi yansıtmakta. İki tür değil. Gecikmiş olsa da geldi.
Bekle — bir fosilde hem iki protein versiyonunu mu buldular? Bu sadece varyasyon değil, 2 milyon yıl öncesinden gelen gerçek heterozigotluk. Aklım almıyor.
Yerel araştırmacıların örnek alma ve analizi yönetmesi çok önemli. Afrika’nın fosilleri uzun yıllar kazılarak Avrupa laboratuvarlarına gönderildi. Bu proje sahnenin yönünü değiştirdi. Bilgi, kemiklerin çıktığı yerde kalmalı.
Dürüst olmak gerekirse, protein kalıntısı çıkması beni şaşırttı. Diş minesinin dayanıklı olması tabii, ama Afrika’da 2 milyon yıl mı? Bu, bir bonfire’da Twinkie’nin hayatta kalmasını beklemek gibidir.
Düzenli soy ağaçları çizmeyi severiz ama doğa kaosa bayılır. P. robustus tek bir dal değil de, düzensiz kökleri olan bir çalı olabilir. Ve bu sorun değil. Belki de kaçınılmaz kazananlar biz değildik.
Paleoproteomik şöyle görünüyor ki şık, ama bu ne kadar genişletilebilir? Diş minesinin fosil kaydında nadir olduğunu düşünürsek. İnsan soyu araştırmaları için küresel bir diş bankasına mı ihtiyacımız var? Çünkü müzelerin diğer örnekleri kırmaya hazır olduğunu sanmıyorum.
Dönem ödevimde alıntılayacağım makale bu. Sadece çığır açıcı olduğu için değil, Afrika bilimini merkezde değil de periferide değil, ana merkezde konumlandırması için. Bu anlatıdaki değişim önemlidir.
Tam da. Ve bir daha 'çığır açıcı bilim' duyduğunuzda, laboratuvarın sahibi kim diye sorun. Çünkü mülkiyet, tarihin kimin tarihi anlatılacağına yön verir.