Fossil Fuel Peak by 2030—But Why Is the IEA Suddenly Pushing a Trump-Era 'Business as Usual' Scenario?
2030'a Kadar Fosil Yakıtlar Zirveye Ulaşacak—Ama IEA, Neden Ani Bir Trump Dönemi 'İşler Gül Gülistan' Senaryosunu Sürüklemede?

Demek oluyor ki IEA, açıkça belirtilen politikalar altında fosil yakıtların 2030'dan önce zirveye ulaşacağını söylüyor—ama ardından petrol ve doğalgaz talebinin yükselmeye devam ettiği canlandırılmış bir 'mevcut politikalar' senaryosunu ön plana çıkarıyor. Çok ilginç, değil mi, bu senaryonun Trump yönetiminin söylemleriyle birebir örtüşmesi.
Temiz enerji ivme kazanıyor—güneş enerjisi %344 arttı, nükleer %40, rüzgâr neredeyse üç katına çıktı—ama rapor, yenilenebilirlerin engellendiği ve emisyonların 2,9°C'ye fırladığı bir dünyaya da eşit ağırlık veriyor. Bu denge mi, yoksa gerçeğe bürünmüş yeşil şantaj mı?
CPS ile 'işler normal' arasında karışıklık yapmayalım. IEA bunun öyle olmadığını açıkça söylüyor. Gerçek statükoyu yenilenebilirlerin ve elektrikli araçların hızla benimsenmesi oluşturuyor — işte 2025'te asıl 'işler normal' bu.
Hayır canım. Kömürün öldüğünü düşünenler Hindistan ya da Endonezya'ya hiç ayak basmamıştır. Talep hâlâ güçlü duruyor ve Batı, hâlâ doğalgaza bağımlı iken başkalarına ders vermesi ikiyüzlülüktür.
Ama dur bir dakika—CPS senaryosu, ülkelerin iklim politikalarını aktif olarak alt üst etmesini mi varsaymıyor? Bu 'gerçekçilik' değil, politik sabotaj.
Güneş enerjisinin maliyeti 14 yılda %90 düştü. 2025'te güneş enerjisine karşı çıkmak, 2005'te cep telefonlarına karşı çıkmak gibi — bu sadece aptalca değil, ekonomik olarak da akıl dışına.
Her yüksek emisyonlu bir yol haritası eklediklerinde, iklim çöküşünü normalleştirdiğimizi hissediyorum. Bu bir analiz değil — travma tiyatrosu.
Bakın, geçişler zaman alır. Güneş enerjisi daha ucuz olsa bile şebekelerin yenilenmesi gerekir, depolama hâlâ ölçekleniyor ve her ülkenin bu sermayesi yoktur.
Şimdi NZE senaryosunda 1,65°C 'aşımı' var. Tercümesi: zaten kaybettik. Soru artık 'olur mu' değil, 'ne kadar kötü olur.'
Asya'daki talep artışı geçici değil. Gelişmekte olan ekonomiler altyapı inşa etmeye devam ettikçe petrol ve doğalgaz merkezde kalacak. Bu inkâr değil—temel ekonomi budur.