Is New York’s $300M 'POWER UP' Program a Bold Vision or Political Theater?
New York'ın 300 Milyon Dolarlık 'POWER UP' Programı Cesur Bir Görüş mü, Yoksa Siyasi Reklam mı?

New York, yüksek teknoloji üreticiler için sanayi alanlarını hazırlayacak 300 milyon dolarlık bir 'POWER UP' programı başlatıyor. Dökümde iyi duruyor. Ama asıl çarpıcı kısım şu: sadece şu anda 100 milyon dolarlık kaynak var ve halihazırda mevcut talebe karşı elektrik şebekesi zaten çöküşüne yaklaşmış durumda.
Plan, yeni enerji yenilikleriyle eski üretim bölgelerini yeniden canlandırmaya büyük oranda dayanıyor. Ve evet, birkaç siteyi başlatılabilir hâle getirebilir. Ama batı bölgelerinin ekonomisini geride bırakan iletim sıkışıklıklarını çözmeye yakın olduğunu sanmayalım.
Bir başka anlık sanayi vaadi daha. 300 milyon dolar, gerçekten ihtiyaç duyulan iletim altyapısı için bile bir ön ödeme bile değil. 30 siteye parayı serpmek yerine milyarlarca dolarlık ana iletim hatlarına ihtiyacımız var.
Bakın, elimden geldiği kadar yardım alırım. Batı bölgeleri on yıldır görmezden gelindi. Eğer bu program sayesinde bir yarı iletken tesisi kurulursa, buna değer.
Deneğe değer mi? Belki. Ama bir tesis kendi kendini besleyen bir teknoloji koridoru yaratmaz. Talebi karşılayabilen bir şebeke olmadan, gelecekteki yatırımcılar o bir siteye işaret edip 'Burada ölçeklendiremeyiz' diyecek.
Ağaçlar yüzünden ormanı kaçırmasak iyi olur. POWER UP temiz enerjiyi dahil ediyor. Bu bir ilerleme. Ama iletime yatırım yapmazsak, bir gemiyi bantla dikiş tutturmak gibidir.
Sonunda 'başlatılabilir' site kavramı konuşuluyor. Binghamton’daki projem FAST NY programına başvurdu—reddedildi. Eğer POWER UP gereçli işlemleri ortadan kaldırırsa, tamamen dahilim.
Güzel isim. İşe yarar umarım. Ama hâlâ mahallemdeki çukurun tamir edilmesini bekliyorum. Öncelikler bu mu?
Bu, 1980'lerin 'ekonomik canlanma' kampanyalarına ürkütücü ölçüde benziyor—büyük vaatler, kurdele kesimleri ve ardından gerileme. Gerçek altyapı yatırımı cesaret ister, slogandan değil.