Soybean Oil Is Quietly Sabotaging Your Diet—And Your Genes Might Be to Blame
Soya Yağı Düşük Kalorili Diyetinizi Bile Mahvediyor Olabilir—Ve Bu, Belki de Genlerinizin Suçu

İşin tuhaf yanı şu: soya yağı bizi kilo yaptırdığı için geleneksel anlamda ‘sağlıksız’ olduğu için değil. Vücudumuz, linoleik asit adlı ana bileşenini, metabolizmamızı ele geçiren iltihaplı moleküllere dönüştürüyor. Atalarımız, bu kadarını işlemeye uyum sağlamadı.
En şok edici kısım mı? Genetik olarak değiştirilen fareler aynı beslenmeye rağmen şişmanlamadı. Karaciğerleri sağlıklı kaldı, yağ birikmedi ve mitokondrileri aşırı çalıştı. Belki de problem aşırı yemek yemek değil — belki de neyi aşırı yediğimiz.
Bu, 'Tabii ya!' tarzında bir devrim. Onlarca yıldır tüm yağları eşit ele aldık. Artık vücudun yağlara değil, yağların vücutta dönüşen moleküllere tepki verdiğini öğreniyoruz. Oksilipinler, obezite salgınındaki yeterince araştırılmamış kötüler.
Bekleyin bir dakika. Fareler insan değil. Klinik deneyler olmadan, bu kadar süre kalmadan, kemirgen çalışmasından insan beslenmesine metabolik tepkileri doğrudan aktaramazsınız. Bu, 347. gıdaya ilişkin panik gibi görünüyor.
İki yıldır kanola ve mısır yağı lobisi yüzünden soya yağını kaçınıyorum. Şaka yapıyorum. Aslında, çünkü her şeyin içinde. Bu çalışma, paranoyanın değil, önleyici tıbbın olmadığını kanıtlıyor.
Açık konuşalım: ortalama kişi soya yağını seçmiyor. Paketlenmiş gıdaların %70’inde mevcut. Bu, kişisel sorumluluk değil — sistematik bir başarısızlıktır.
Bir karaciğer proteinini değiştirmenin tüm metabolik sonucu değiştiriyor olması aklımı başımdan aldı. Bu, nütrigenomik biliminin yaygınlaşmasının başlangıcı olabilir.
Prof. Sladek’ın tütün karşılaştırmasının nereden geldiğini anlıyorum ama abartmayalım. Soya yağı nikotin değil. Daha çok işlenmiş şekere benziyor—her yerde, hafif zararlı ve açık seçik saklanmış durumda.
İlginç. Ama soya yağı aynı zamanda en sürdürülebilir bitkisel yağlardan biri. Artık sağlık için suçluluk hissediyor, dünyanın için suçluluk hissediyorum. Daha iyi soya üretmemiz mümkün değil mi?
Kendi sebzemi yetiştiriyor, kendi yağımı sıkıyorum. Genetik kaygılardan değil — sadece, etiket okumak rus ruleti oynamak gibi geliyor çünkü.