Italian Minister vs. 'Italian-Sounding' Sauces: Is This Cultural Theft or Just Clever Marketing?
İtalyan Bakannı 'İtalyanca Sese' Sahip Soslar Tepesi Attırdı: Kültürel Hırsızlık mı, Yoksa Akıllı Pazarlama mı?

Yani Avrupa Parlamentosu'nun süpermarketi artık karbonarada jambon (pancetta) mı kullanıyor? Güanciale değil. Ve 'Calabria soğanları' içeren domates sosu mu? Fransızca yazılı! İtalya tarım bakanı öfkeli, ve dürüst olmak gerekirse onu suçlayamam. Bu sadece kötü bir tercih değil; bu, bakkal markaları tarafından yapılan kültürel silme eylemidir.
İtalya, 'İtalyanca sese' sahip ürünlerle küresel bir savaş veriyor — soslar, peynirler, şaraplar — hepsinin üzerinde İtalya bayrağı ve yanıltıcı isimler var. Gerçek şok edici olan şey mi? Bunların yasak olması gerekmiyor. AB kuralları yalnızca etiket aslında ülkeyi yanlış gösterdiğinde devreye giriyor. Yani teknik olarak, bu ürünler yasal. Ama ahlak açıdan mı? İşte o zaman tencere kaynamaya başlıyor.
Hadi mantıklı olalım. Ürünler İtalya’da üretildiğini iddia etmiyorlar. Malzeme listesi şeffaf. Eğer bir soğan Calabria’dan geliyorsa, ona 'oignon de Calabria' demek yalan değil. Sadece çok dilli bir zarafet. Kültürü marka yapamazsın.
Karbonara, pancetta ile mi? Bu karbonara değil, bir savaş suçu. Güanciale olmadan evinize dönün.
Bu 'İtalyanca sese' sahip dolandırıcılık, İtalya'ya yılda 120 milyar eurodan fazla mal oluyor. Yurtdışında satılan 'İtalyan' gıdanın üçte ikisinden fazlası tamamen İtalyan değil. Bu çok dilli bir zarafet değil; pazarlamanın maskesi altındaki ekonomik sabotej.
Temel sorun, tat veya gelenek değil. Etiketleme. Geçerli AB yasası yanıltıcı köken iddialarına karşı koruma sağlar, kültürel izinsiz kullanımı değil. İtalya sembolik koruma istiyor ama AB 'makarna' ya da 'kalçone' gibi kelimeleri yasaklayamaz.
Sakin olun. Yemek gelişir. Toronto'da makarnalı evirme (sushi) krema peynirli olur, ama buna kültürel hırsızlık demeyiz. Uyum sağlama, silme değil. Her 'İtalyanca sese' sahip ürünü sahte olarak tanımlamak, bütün cazın gerçek olmadığını söylemeye benzer; çünkü 1920'lerin New Orleans'ı değil.
Sadece tadı güzel, ucuz bir makarna sosu istiyorum. Üzerinde İtalya bayrağı varsa ve 'Calabria' yazıyorsa, İtalya'dan ilham alınmış kabul ederim. Roket bilimi değil yani.
Unutmayalım: Coldiretti ayrıca 'Cosa Nostra' viskisi gibi mafya temalı çöp ürünlerle de savaşıyor. Dürüst olmak gerekirse, baharatlı sosunuza 'Chilli Mafia' demek, karbonaradaki pancetta kadar rahatsız edici oluyor.