Is Celtic’s War on Its Own Ultras the Most Cynical Power Play in Football History?
Celtic'in taraftarlarına yönelik savaşı, futbol tarihindeki en ikiyüzlü oyun mu?

Celtic'in en gürültülü ve gururlu ultras grubu olan Green Brigade, Glasgow Derbisi'nden hemen önce yine yasaklandı. Bu olay sadece kargaşayla ilgili değil; güç, sessizliğe zorlamak ve bir kulübün ruhuna kimin sahip olduğuna dair. Kulüp bunun güvenlikle ilgili olduğunu söylüyor ama ultraslar bunun, devam eden yasal süreçler öncesinde eleştiri bastırmaya yönelik bilinçli bir karalama kampanyası olduğunu iddia ediyor.
Hadi ama: Bir kulüp, ‘bıçaklı taraftarlar’ hakkında çılgınca medya iddialarını kınamayı reddettiğinde ve temel taraftarlarını susturmaya devam ettiğinde, bu disiplin değil, ihanettir. Yine de, Parkhead'deki hava grubun kalbinin yokluğunda dağılırken yönetim susmaya devam ediyor.
Yasal süreçlerden hemen önce yapılan suçlamaların zamanlaması prosedürel adaletsizlik kokuyor. Kulüp gerçekten güvenlik reformu isteseydi, halka açıklanmamış iddiaları silah olarak kullanmak yerine diyalog kurardı. Bu yönetim değil, yasal manipülasyondur.
Derbide Green Brigade yok mu? Sesi kapatılmış bir opera izlemek gibi. Onlar olmadan Parkhead ölü. Yönetim, bu kulübü büyülü yapan şeyin tam da öldürüldüğünün farkında bile değil.
Bakın, kimse şiddeti savunmuyor. Kanıt varsa, taraftarlar sorumlu tutulmalı. Ama bir grubun yargısız infazı gibi yasaklanması, toplu cezaya giriyor — bu da tehlikeli bir örnek oluşturuyor.
Tarafsız biri olarak taraf tutmuyorum. Ama ‘bıçaklı silah’ haberlerine karşı Celtic'in sessizliği mi? Bu korkaklıktır. Kendi taraftarlarıyla ilgili sahte haberlerin yayılmasına izin verip bir şey dememek? Acınası.
Tam da bu. Kulüp, yasağı haklı çıkarmak için ‘tehlikeli taraftarlar’ anlatısından yararlanıyor ama gerçek kanıt sunmak zorundan kurtuluyor. Bu, hukuku kaçırmanın ders kitabı örneği.
Bizi, 15 yıllık tutkuyu meşruiyetsizleştirmek için sorun çıkarıcı çağırıyorlar. Hatırlayın, bu tam da 5-1 mağlubiyet sırasında tiki-taka inancını koruyan taraftarlar. Böyle bir bağlılığı silip atamazsın.
Şimdi Rangers taraftarları bu sessizliği bir zafiyet olarak kullanacak. 'Celtic ruhunu sattı' diye pankart sallayacaklar. Ve aslında yanılmayacaklar bile.
Bunu yaşadım. Yönetimler, kültürden çok imajı sever. Boş tribünlerin barışı getirdiğini sanırlar. Ama sessizlik barış değil; steril kontrole teslim olmaktır.