Trump’s Aid Cuts Are Nothing Compared to What His Immigration Crackdown Is Doing to Poor Nations
Trump'ın Yardım Kısıntıları, Göçmenlik Sıkı Tedbiri Sonucu Yoksul Ülkelerde Yaptıklarının Yanına Bile Yaklaşamaz

Bu yılın başında herkes USAID'in kapatılmasına çok tepki gösterdi — ve haklı olarak. Yabancı yardımları kesmek, milyonlarca insanın temel sağlık ve gıda için beklediği bir ortamda çok acımasızdır. Ama odadaki filden bahsedelim: döviz. ABD'deki göçmenler 2022'de neredeyse 80 milyar dolarını memleketlerine gönderdi — tüm resmi ABD dış yardımının toplamından daha fazla.
İşte dikkat edilmesi gereken kısım: Orta Amerika’daki bazı ülkeler için gönderilen döviz, GSYİH'nın %20-27’sini oluşturuyor. Bu artık bir güvence değil — tam bir ekonomik motor. ABD’ye göçün serbest düşüşte olduğu ve sınır dışı etmelerin arttığı bir ortamda, bu hayati bağ zayıf bir buzun üzerinde kaymaktadır.
Şu anda Tegucigalpa'dayım ve döviz akışının durması üzerine ailelerin panik içinde olduğunu görüyorum. Bu teorik bir şey değil — oluyor. Çocuklar okullarından alınıyor, alışveriş sepeti daralıyor. Yardımlar iptal edilir, tabii, ama dövizin ortadan kalkması mı? Bu tıpkı ana atardamarı kesmek gibi.
Dinleyin, ben de sert önlemleri destekliyordum. Ama bu son zamanlardaki döviz patlaması mı? Bu umut değil — umutsuzluk. İnsanlar her şeyini satıyor, para borçlanıyor, evlerini ipotek yaptırıyor ki sınır dışı edilmeden önce para göndersinler. Bu bir kutlama değil, bir son yemek.
Döviz gönderileri, gelişmekte olan pazarlar için en iyi korunma yoludur. Yardımlardan daha kararlı, DYY'den daha tahmin edilebilir. El Salvador veya Guatemala'da siyasi risk arttığında, dövize genelde artış olur — aileler birbirini daha çok desteklemeye odaklanır. Bu sert önlemler sadece acımasız değil; ekonomik yönden aptalcadır.
Durun bir dakika — göçmenler para ‘evlerine’ mi gönderiyor? Burada hayat kurmaları gerekmez miydi? ABD ekonomisinde harcamıyorlarsa, bu bizim için bir beyin göçü türü değil mi? Topluluklarımıza ne oluyor?
‘Beyin göçü’ argümanı oldukça velayetçi bir yaklaşımdır. Bu insanların, bulundukları yerden ayrılmış olsalar bile terk etmedikleri gerçek, yaşayan ve sıkıntı çeken aileleri var. Parayı eve göndermek, vatan hainliği değil — küresel eşitsizlik karşısında aile dayanışmasıdır.
Veriler yalan söylemez: döviz gönderileri, Dünya Bankası projelerinden daha fazla insanı yoksulluktan çıkarır. Ve şimdi bu hayati bağlantıyı bir politika zafiyetiymiş gibi mi ele alıyoruz? Aklım almıyor.
Duygusal çağrının farkındayım. Ama bu ülkeler el uzatmaya — kendi diasporasından bile olsa — bağımlıysa, asla dirençli ekonomiler kuramazlar. Gerçek kalkınma, işler, eğitim, kurumlardan geçer. Miami'deki Amca Miguel'den para gelmesini ummaktan değil.