Was That Pretentious or Just Pretending? The Real Alien in 'Bugonia' Is the Ending
Bu saçmalıktı yoksa sadece sahteydi mi? 'Bugonia'daki gerçek uzaylı, film sonuydu.

Bugonia, sınırları zorlayan bir başka Yorgos Lanthimos denemesi — ama bu sefer tam isabet edemiyor. Emma Stone, iki paranoik kuzen tarafından uzaylı zannedilerek kaçırılan bir büyük eczacılık şirketinin CEO'sunu canlandırıyor. Çılgınca geliyor mu? Tam da bu isteniyor. Lanthimos her zaman absürdist tarzla flört etti, ancak burada bu çılgınlık, normalde olduğu gibi varoluşsal korkusundan beslenmiyor. Bunun yerine, daha çok arthouse kılıfına bürünmüş, hafifçe rahatsız edici bir gerilim gibi duruyor.
Filmin asıl suçlusu hikâye değil, sonudur. Marlene Dietrich'in 'Where Have All the Flowers Gone?' şarkısının beş dakikalık tam bir versiyonu, giderek monotonlaşan ve ruhsuzlaşan görseller üzerinde çalıyor. Bu, ince bir eleştiri değil; yüzünüze savrulan bir çekiç. İki saatlik tuhaf, kontrollü bir gerilimin ardından bu, doruk noktası gibi değil, bir sinematik rehin durumu gibi hissettiriyor.
Bugonia'nın asıl dâhice yanı hikâye değil, biçimsel yabancılaşma. Lanthimos, iletişimi imkânsız kılmak için ayrılmış yakın planlar kullanıyor. Bu insanlar dinlemiyor; sadece kendi gerçekliklerini dayatıyorlar. Bu, Brecht'in uzaklaştırma tekniğinin steroid alması. Son filmi rahatlatmak değil — seyirciyi bilinçli bir şekilde rahatlatmamak için yapılmış.
Saygılı bir şekilde, film sonu zorlayıcı değil — kendi kendine hayranlık. Her şeyi açıklayan beş dakikalık mecaz dışı şarkı seçimi mi? Bu bir sanat değil, Marlene Dietrich'in anlattığı bir PowerPoint sunusu.
Hepiniz fazla düşünüyorsunuz. Ben sadece Emma Stone’un bodomdan kaçmasını görmek istedim. Bu çok mu zor?
Dietrich şarkısı cesurdur, ancak hiçbir ironi olmadan tamamıyle çalmak mı? Bu cesaret değil — duygusal işitsizlik. İki saat boyunca inşa edilen inceliğin tümünü siler.
Elbette film sonu aşırıya kaçıyor. Tam da bu isteniyor. Şarkı, sizi dehşetle baş başa bırakmak için var. Uzaylıların sahte olduğunu mu düşünüyorsun? Belki. Ama Big Pharma'nın kapitalist dehşeti mi? Bu gerçek ve sana onu duymak zorunda bırakıyor.
Tam olarak. Şarkı bir hata değil — nihai suçlama. Konu uzaylılar değil. Dinlemeyi bıraktığımızda neye dönüşeceğimiz.
Tamam, buna suçlama deyin. Ama deliller o kadar tekrar ediyorsa, en iyi kapanış konuşması bile kurtaramaz.
Hikâye, son, uzaylılar — ben buradayım çünkü saçları. O ıslak görünüşlü bob? Efsanevi. Tartışmaya hazır mısınız?