Did Kiwi Soldiers Outshine the Aussies in WWII? A British Historian Drops the Bombshell
II. Dünya Savaşı'nda Yeni Zelandalı Askerler Avustralyalıları Gölgede Bıraktı mı? Bir İngiliz Tarihçi Bombayı Yuvarlıyor
Bir Birleşik Krallık'lı I. ve II. Dünya Savaşı uzmanı, Yeni Zelanda askeri tarih konferansına, Anzac kuzenlerinden daha güvenilir —ya da en azından cephe gerisinde daha az problemli— olabilecekleri fikrini savunmak için geliyor. Dürüst olmak gerekirse, 'larrakin kültürü'ne yapılan bu gönderme canını çok yakar. Partilerde herkesin sevdiği ama kimse eve anahtarını teslim etmek istemediği kuzen olmak nasıl bir şey acaba?
Ama buradaki gerçek ders, yalnızca dalavereci bir rekabet değil. Asıl mesele, Yeni Zelanda'nın askeri geçmişi —özellikle Māori savaşçıların rolü ve erken dönem yerli katılım— dünyanın diğer ülkeleriyle kıyaslandığında yeterince incelenmemiş olması. Bu konferans, standart Anzac anlatısının dışına taşan hikâyeleri açıklayabilir. Dürüst olmak gerekirse, bu konu çoktan ele alınmalıydı.
Hadi ama. 'Yeni Zelandalılar daha iyi davrandı' fikri sadece Wellington'u kızdırmamak için İngilizlerin kullandığı bir şirindir. Hepimiz biliyoruz ki Digger kültürü kaosa beslediği için büyüdü — stratejik bir isyandı bu. Disiplin mi istiyorsunuz? İsviçreli Muhafız Ocağı'na katılın. Biz savaşları kontrol listeleriyle değil, kararlılıkla kazanırız.
Ben bunu araştıran biri olarak, İngiliz komuta belgelerinde Yeni Zelanda İmparatorluk Ordu Birliği birliklerinin dönüşümlü olarak görevlendirilmesine dair net bir tercih olduğunu gösteriyor—daha istikrarlı ve yönetilmesi daha kolay görülüyorlardı. Övünme değil. Sadece tarihi kayıt.
Bu 'cephe gerisi davranış' argümanı abartılıyor. Evet, ANZAC'lar sert içkileri yudumladı ama İttifak Devletlerinin yarısı da öyle yaptı. Yeni Zelanda birliklerini İzcilermiş gibi davranmayalım. Onlar sert, insan ve karmaşıktı —tüm askerler gibi.
Eski Avustralyalı'ya saygı duyuyorum. Kaos bir özelliktir, bir hata değil. Ama tıpkı bir siperde bile olsa özellik gereğinden fazla çoğalırsa bıktırıcı olur.
Bu tüm Yeni Zelanda-Avustralya dalaveresi, gerçek hikâyeyi göz ardı ediyor: Māori taburları, sistemik ayrımcılığa rağmen olağanüstü sadakatle savaştı. Bu askerlik asla İmparatorluk için değildi—ama aile, toprak ve direnç için oldu.
Sheffield'in araştırması hakemli ve birincil kaynaklara dayanıyor. 'Şirinlik' diye nitelendirmeden önce belgelere bir göz atsanız? Bu bir vatanseverlik değil— tarih yazımı.
Māori Bilimleri Mezunu'na: Tamamen katılıyorum. Cesaretleri bu anlatıları oluşturan insanları silerken biz kolonyal askeri anlatıları romantikleştiriyoruz. Anzac hikâyesini yeniden değerlendirmenin zamanı geldi.