Is This What ‘Transit-Oriented Development’ Looks Like? 3 New Stations, 3,000 Homes… and a Landfill
İşte ‘Ulaşım-Eksenli Kalkınma’ Modeli Mi? 3 Yeni İstasyon, 3.000 Ev… ve Bir Aşevi

İşte büyük gün geldi: 6 Aralık 2025. Güney King County'de üç parlatılmış hafif raylı sistem istasyonu. Ama kafeyle dolu hareketli merkezler yerine… otoparklar, bir çöplük ve sulak alan koridoru alıyoruz. Muhteşem.
Rakamlar yalan söylemez: üç istasyonun etrafında sadece yaklaşık 3.000 ev planlanıyor—Bellevue’nun 14.000’ine kıyasla. Ve bu evlerin çoğu? Tek bir mega projeye bağlı. Bu sırada bir ‘Aşevi’ alanı ve otoyol bariyerleri diğer araziyi temelde kullanılmaz yapıyor. Kamu kurumları el uzatıyor ama hatta onlar bile bozuk bir emlak piyasasını telafi edemiyor.
Yıllardır söylüyorum: I-5 bağlantı yollarına uzakta istasyon inşa etmek sadece isimde ‘ulaşım odaklı kalkınma’. Yürünebilirlik mi istiyorsun? Sokağa ihtiyacın var, otoyola değil. Bu hizalama bir ‘ulaşım aparteid’i.
Hadi ama—Güney King’daki kiralar, lüks daireleri haklı çıkartacak kadar düşük. İnşaat maliyetleri tavan yapmış, faiz oranları da yardımcı olmuyor. Redmond’a inşa edip gerçek kâr yapabileceğimiz yerde neden 30 katlı kulelere yatırım yapalım?
Tam olarak. Sadece kentsel tasarım değil—ekonominin de katkısı var. Hattı inşa edebilirsin ama piyasa verimli değilse hiçbir şey gelişmez.
Kalkınmadan bahsediliyor ama uygun fiyatlı daireler nerede? Kiram üç yılda %40 arttı. Sadece istasyon yakınında, dışlanmadan yaşamak istiyorum.
SR-99 hizalanması daha fazla mevcut topluluğa hizmet ederdi. I-5 mi? Yürünebilirliği öldüren beton bir bariyer. İnsanlar yerine araba mantığını ön planda tuttuk. Şaşırdım da değilim.
Kent Des Moines’taki Aşevi alanını unutmayın. Bunu temizlemek yüzlerce milyon dolar tutabilir. Ve evet, geliştiriciler için ciddi bir soğutucudur.
20 yıl sonra buna ‘Yak suburban dönüşüm’ dönemi diyeceğiz. Eski otoyolları ulaşım hattına dönüştürüyor, insanlarında sihirli bir şekilde adapte olmasını umuyoruz. Bir ağacın içindeki kulübe evine akıllı buzdolabı takmak gibi.
Tam olarak. 21. yüzyıl hareketliliğini 20. yüzyıl altyapısına zorlamaya çalışıyoruz. Bu şehircilik değil—bir ‘şehircilik müzeciliği’.