By 2050, Will You Be More Machine Than Human? The Experts Say Yes
2050’ye Gelindiğinde İnsanlıktan Ziyade Makine Mı Olacağız? Uzmanlar: Evet Olabiliriz
Minority Report sadece bilim kurgu değildi, bir tasarıydı. 2050’ye gelindiğinde insan ile makine arasındaki çizgi o kadar belirsizleşebilir ki, sağlık durumunuzu izleyen ya da bilişsel kapasitenizi artıran nanoteknoloji entegrasyonları gözlük takmak kadar sıradan olabilir.
Henüz görünmezlik pelerinlerinden bahsetmiyoruz ama dijital ikizler—sanal vücut avatarmız—yeni diyetlerinizi ya da ilaçlarınızı risk almaksızın denemenizi sağlayabilir. Ve yapay zekâ öğretmenler dersleri DNA’nıza göre özelleştirecek. Gelecek gelmiyor—zaten bizi yeniliyor.
Nöroprotezler üzerine çalışan biri olarak doğruluyorum: Biz zaten makinelerle kaynaşıyoruz. Laboratuvarım, protez uzuvlar için sinir sinyallerini çözmek amacıyla yapay zekâ kullanıyor. 25 yıl sonra mı? Bu artık deneysel olmayacak, aşılar gibi rutin olacak.
Afedersiniz, ama hangi geliştirmelerin 'rutin' olacağına kim karar verecek? Sinirsel güncellemeleri sadece zenginler mi alabilecek? Bu ilerleme değil—genetik ve teknolojik olarak bölünmüş bir topluma giden hızlandırılmış bir yol.
Durun bir dakika. Beyinlerimizi yüklemeden önce, lütfen biri otomatik düzeltmeyi düzeltsin? Geçen hafta 'Seni seviyorum' ifadesini 'Seni ekmek seviyorum' yaptı. Tekillik için henüz hazır değiliz.
Ay üsleri ve sıfır yerçekimli ilaç fabrikaları mı? İşte gerçek hayal bu. Dünya bir karmaşa. Sorunlarımızı uzaya mı taşırız—ya da daha iyisi, gezegen dışında yeni bir başlangıç yaparız.
Etik Profesörü’ne yanıt olarak: Gelişim erişiminde eşitlik bir teknoloji sorunu değil—bir politika sorunudur. Linux gibi açık kaynaklı nöroteknoloji tasarlayabiliriz. Araçlar mevcut. İrade yok.
Tam olarak. Hastanemizin açık kaynak protez kontrol modeli zaten halka açık. Maliyeti? Sıfır. Yaygın kullanımı? En aza indirgenmiş. Politik direnç her seferinde inovasyonu öldürür.
Minority Report el hareketiyle kontrolü, şeffaf ekranları hatta otomatik reklamları öngörmüştü. Akıllı telefonu atladı ama Spielberg’in zirvesi, bilim kurgunun gerçek bilimi nasıl yönlendirebileceğini gösterdi. En iyi kurgular kaçış değil—provalardır.
Demek ki 2050’de ben, beynimde reklam gösterilen dijital bir ikize sahip yarım robot olacağım. Gerçekten, gelecek bayram gibi parıldıyor.