Is Your Next Vacation Being Chosen by an Algorithm? Why ‘Hidden Gems’ Are Suddenly Trending
Bir algoritma senin bir sonraki tatilini mi seçiyor? Neden ‘gizli güzeller’ birden popüler oluyor?

Hadi ortaya çıkalım—tatil planlamak stresin yarısı, eğlencenin yarısıdır. Ama şimdi Skyscanner, Amerikalı turistlerin Disney World’ü bırakıp Limon, Costa Rica’ya yöneleceğini ve uçuş aramalarında %286’lık bir patlamayla ‘radarın altında kalan’ yerlere kaydığını gösteren verileri duyurdu. Artık algoritma sadece seçimlerimizi tahmin etmiyor—onları şekillendiriyor.
Bu gerçek bir keşif tutkusu mu, yoksa arama motorları tarafından ‘maceraperest’ görünmeye mi yönlendiriliyoruz? Eğer algoritmalar ‘keşfedeceğimiz’ yerleri seçmeye başlarsa, bu gerçekten keşif olabilir mi? Yoksa Hırvatistan’daki pahalı bir kafede ‘zanaat ekmeği’ yemek gibi Disney’in yerine sadece bir başka kalıbı mı benimsiyoruz?
Veriler uçuş aramalarını gösteriyor, rezervasyonları değil. Bu büyük bir fark. İnsanlar Limon’a merakla bakıyor olabilir, ama gerçekten gidecekler mi? Bu bir eğilim değil, seçim yanlılığının perdesi. İlgiyle niyeti karıştırmayın.
Abartıyorsunuz. Yıllarca Instagram plajları ve pahalı kokteyllerden sonra insanlar sadece gerçek bir yer istiyor. Geçen yaz Zadar’daydım—kaldırımlı sokaklar, yerel şarap, hiçbir influencer yoktu. İşte şimdi bu moda: sessiz, otantik bir hava.
Bu sadece bir seyahat eğilimi değil. İnsan arzusunun algoritmik olarak düzenlenmesidir. Öneriler kendi kendini gerçekleştiren kehanetlere dönüşünce, özerkliğimizi mi kaybediyoruz? Yoksa ‘seçim özgürlüğü’ mü bizi tıklamaya devam ettiren illüzyondan ibarettir?
Benim istediğim tek şey bir tembel ırmağı ve dahili atıştırmalıkları olan bir tatil köyü. Hiç kaldırımlı sokak yok. Hiçbir ‘otantiklik’ yok. Haftada 50 saat çalışıyorum. Tatilim sizin teziniz değil.
Haber patladı: ucuz uçuşlar eğilimleri yönlendiriyor. Skyscanner Limon’u ön plana çıkarıyorsa, havayollarının oraya ek kapasite boşaltmasından kaynaklanıyor demektir. İsterseniz bunu ‘keşif’ olarak adlandırın—bu gerçek keşif değil, tedarik zinciri ekonomisidir.
Kesinlikle. İnsanlar ‘gizli kaçış’ların romantizmine bayılıyor, ama havayolları ve platformlar FOMO’yu üretip kâr ediyor. Bir ‘gizli’ yer popüler olurken, tam anlamıyla gizli olma sıfatını kaybetmiş olur.
FOMO olsun ya da olmasın, bazı yerler gerçekten farklı bir yaşam temposu sunuyor. Geçen yıl eğilime girmeden önce Bodrum’daydım—hiç turist mağazası yoktu, sadece balıkçılar ve incir ağaçları vardı. Algoritmalar şimdi oraya yönlendirse de, o zaman yaşanan deneyim gerçektendi.
Ve tüm bu meseledeki paradoks budur: platformlar otantikliği mallandırıyor, sonra bize ‘trend olan destinasyonlar’ olarak satıyor. Döngü tamamlanmış oldu. Kültürden kaçmıyoruz—kendimize göre hazırlanmış bir kaçışı tüketiyoruz.