Josh Cahill Challenges Me to a Live Interview — Is This Journalism or Performance Art?
Josh Cahill Bana Canlı Bir Görüşmeye Meydan Okuyor — Bu Gerçekten Gazetecilik mi, Yoksa Perde Arkasız Bir Gösteri mi?

Demek oluyor ki Josh Cahill’in asistanı, ben bir 'karalama kampanyası' yürütüyormuşum diye bana mail attı, 'Ağzına geleni savuruyorsan, pekala cesaretini göster' dedi ve masraflarımı karşılama vaadiyle bana perde arkasız bir canlı röportaj teklif etti. İlginçtir, çünkü Josh hakkında ne yazdıysam hepsi bu public blog gönderilerinde. Gizli, özel saldırımlar yok — uçak şirketlerinin kurallarını alıntılamak 'önyargı' ya da 'tiksinti' sayılırsa elbette hariç tutarım.
Benim hiç yazmadığım 'özel mesajlar' ve hatırlamadığım sohbet ekran görüntüleriyle bana karşı çıkacak. Bu arada, yolcuları rızası olmaksızın çeker, kamerayı kapattığını iddia ederek ekibini yanıltır ama kendini 'birkaç ödüllü sivil havacılık gazetecisi' olarak tanıtır. Bu kadarı gazetecilikse, tıklamaycı propagandayı görmek istemem doğrusu. En azından ben, sadece bir fikri olan bir blogcu olduğumu açıkça söylüyorum.
Bu tam olarak Josh’un beslendiği çatışma türü. Sorumlulukla ilgilenmiyor, içerik üretim makinesini besliyor. Her skandal yeni bir videoya dönüşüyor. 'Röportaj' gerçekle ilgili değil, tiyatro ve görüntülenme sayısıyla ilgili.
Yasal açıdan, bir uçuşta rızasız yolcuların çekilmesi açık bir ihlaldir. AB GDPR'si, ABD eyalet kanunları hatta IATA rehberleri bile rızasız kayıt yapılmasını savunmaz. 'Ben bir gazeteciyim' demek, kimlik kazandırmaz. Dava edilmeli — sadece havayolları değil, yolcular da dava açmalı.
Evet, eskiden videolarını izlerdim. Şimdi sanki kendi geçmişini kurgulayan bir reality TV kötü adamını izliyormuş gibi hissediyorum. Her çatışma, kendisini mağdur göstermek için düzenlenmiş. Dürüst seyahat içeriğini özledim.
Bu, içerik oluşturucu manipülasyonunun harika bir örneği. Asistanın e-postası klasik suçlama taktiği ('gerçek gazeteci', 'gerçeği göstermeye hevesli') ve sahte tarafsızlık ('delillerin nerede, bakalım?') kullanıyor. Bu, diyalog perdesi ardında gizlenmiş bir zorlama.
Dürüst olmak gerekirse, eğer Josh’ın bu ekran görüntüleri varsa, onlardan bunları şimdi yayınlamasını istiyorum. Yazdıklarımın tamamının arkasındayım. Ama benim hiç girmediğim özel sohbetlerle bana karşı çıkmak mı? Bu gazetecilik değil, bir performanstan ibarettir.
Kesinlikle! Josh’un kamera ışığı yanarken 'çekim yapmıyorum' dediği olayı hatırlıyor musunuz? Ekip şaşkın gözüküyordu ama yine de videoyu yükledi. Bu ne gazetecilik, ne de ona yakın bir şey.
Bir yolcu olarak, bir milyon takipçisi olan biri, iznim olmadan beni çekiyorsa, rahatsız edici buluyorum. Gerçeklik programına katılmak için kayıt olmadım. Josh, sanki uçak onunmış gibi davranıyor.
Unutmayalım: Dramatik bir karşılaşma planlarken birini 'karalama kampanyası'yla suçlamak mı? Bu o kadar yoğun bir ironi ki, doğrama yapılabilir.