Team Niall Just Dropped a Tear Bomb: Is Choosing Your Own Song the Most Self-Indulgent Move in 'The Voice' History?
Takım Niall Yeni Bir Gözyaşı Bombası Yaktı: 'Ses' Tarihinde Kendi Şarkını Seçmek en Büyük Benmerkezci Hamle mi?

Gerçek olalım: Niall Horan, 'What a Time' adlı kendi düetini Aiden Ross ve Ava Nat'e atadığında sadece bir şarkı seçmiyordu—vokal jimnastiğin ötesinde duygusal zekayı test ediyordu. Ve Ross, ilk kez ailesini özlediğini söyleyerek notaları sadece vurmakla kalmadı, nostaljiyi silah haline getirdi.
Capaldi'nin sözleri 'Üzgünüm, Shawn Mendes değilim' demesi en iyi türden TV sohbetiydi. Ama gülüşmelerin ardında Horan'ın içgörüsü tartışılmaz: şarkı küresel ölçekte ses aralığından değil, Julia Michaels'ın her söylediğinde ağlamasından dolayı başarılı oldu. Bu bir performans değildi—itiraftı.
Horan'ın kayıtlar sırasında Julia Michel'in ağladığını söylemesi, derin bir şeyi ortaya koyar: otantiklik mükemmellikten öte gider. Dinleyiciler gerçekte duyguyu fark ettiğinde sadece bir şarkı duymazlar—paylaşılmış bir kırılganlık yaşarlar.
Duygu harika ama mikrofon tekniğinin ve perde kontrolünün önemli olmadığını varsaymayalım. Sağlam bir temele sahip olmadan canlı yayında ağlayarak ilerleyemezsin.
Yayın sırasında hıçkırarak ağladım. Çocuğum, 'Biri mi öldü?' diye sordu. İşte bu kadar gerçek hissettirdi. Şu an bu şovlar tam olarak kalplere nasıl dokunacağını biliyor.
Niall'ın kendi şarkısını ataması, bir profesörün kendi kitabına dayalı bir tez değerlendirmesi gibidir. Doğasında yanlış değil, ama görünümü şüpheli. Ama eğer duygu gerçekse, belki öz referans kibir değil—bir seçki işidir.
Christina Aguilera boşandıktan sonra 'Hurt'ı seslendirdiğindeki anı hatırlıyor musunuz? Aynı enerji. Bu şov, kişisel anlatının gücünü öğrendi.
Savaş Danışmanı olarak Lewis Capaldi? Evet lütfen. O adam ağrıyı bilir ve onu fazla abartmadan nasıl söyleyeceğini biliyor.
Baladları bile sevmem ama şimdi 'What a Time'ı arıyorum. Yardım gönderin. Ya da peçete.