Jackson Browne’s Son Ethan Dies Suddenly—What This Tragedy Reveals About Fame, Grief, and Fatherhood
Jackson Browne’un Oğlu Ethan Aniden Vefat Etti—Bu Trajedi Ünlülük, Yalnızlık ve Baba Olmak Hakkında Ne Söylüyor?

İronisi kaçmaz: Jackson, eskiden babalığında yeterince var olduğundan emin değilmiş. Şimdi ise ta kendisi, kendisini babalık konusunda çok başarılı gören bir baba olarak anılan oğlunu kaybediyor. Dünya bir müzisyenin mirasçısını kaybederken, bu, bir ünlünün ölüm ilanından çok, yas döngüleri, miras ve hatta bir müzik efsanesinin bile mükemmel bir baba olmak istediğini düşündürür.
Bu durumdaki nesiller arası travma çok üzücü. Çocukken annenizi kaybetmek sinir sisteminizi tamamen değiştirir. Hayatta kalmak sadece yıllar sonra ani bir ölümle karşılaşmayı getiriyorsa... sanki evren ona adil bir şans vermemiş gibi.
Jackson’ın müziği beni ebeveynlerimin boşanması sırasında bana güç verdi. Şimdi kendi ailesini trajediden bile koruyamıyor. Bunun bir anımsatıcısı: Ünlülük yas tutmaktan sizi korumaz.
İşte bu yüzden ünlü acılarını romantikleştirmeyi bırakmalıyız. Kayıp üzerine söylediği şarkı sözlerini alıntılarız ama hâlâ bir oğlunu kaybetmiş baba olduğunu unuturuz.
Ethan, doğar doğmaz Rolling Stone’un kapağındaydı. Bir müzik efsanesinin kollarındaki ‘o bebek’ olarak büyümek ne demek? O görüntünün bile getirdiği yükün büyük olması gerekir.
Her ne kadar saygı duyuluyor olsa da, her ebeveyn yaptığı hatalar olduğunu düşünür. Bu benzersiz bir trajedi değil. Yasa 'erdem yarışına' dönüşmemeli.
'Raising Helen' tanıtım görüntülerini tekrar izledim. Jackson, oğlunu izlerken çok gururlu gözüküyordu. O gurur sahnelenmemişti. Gözlerinden belli oluyordu.
Tam olarak. O Rolling Stone kapağındaki fotoğraf—sadece bir reklam numarası değildi. Bir baba, sevincini paylaşıyordu. Şimdi ise masumiyetin bir zaman kapsülü gibi geliyor.
Başka bir sanatçı ailesi yine kayıptan paramparça. Artık bu bir trajedi değil—müzik arka planı.