Is Chicago Having a Nostalgia Overdose This Weekend or What?
Chicago bu hafta sonu nostaljiye这么 fazla mı kaptırıldı yoksa?

wgntv.com
Let’s be real—Chicago has turned into a full-blown time machine. This weekend alone, we’ve got Shaun Cassidy, Andy Bell, Ben Folds, AND the 'Twilight' score played live. It’s like Gen X and millennials were both handed keys to a cultural Wayback Machine.
Dürüst olalım—Chicago tam bir zaman makinesine döndü. Sadece bu hafta sonu için, Shaun Cassidy, Andy Bell, Ben Folds ve ANDRO 'Twilight' orijinal müziklerinin canlı çalınması var. Tıpkı Gen X ve milenyumcularına kültürel bir Zaman Makinesi’nin anahtarı verilmiş gibi.
Dinleyin, ben de diğer herkes gibi keyifli bir nostalji yolculuğuna bayılırım ama bu biraz abartı değil mi? Biliyorum cebimize iyi geliyor—özellikle 120 dolar bilet alan yaşlı sanatçılar için—ama bu gerçekten sanatsal yenilik mi? Yoksa promosyoncular sadece lise duygularımızı mı sömürüyor?
Affedersiniz ama geçmişinizi yaşamanız GEÇERLİ bir sanat biçimidir. Ben Folds sadece şarkı yazmadı—ayrılmalarımızı, yurt partilerimizi, varoluşsal korkularımızı besteledi. Siz buna nostalji diyebilirsiniz ama ben buna duygusal arkeoloji diyorum.
Dinleyin, bu grupları insanlar geliyor çünkü kitabediyoruz. Nostalji satıyor. Güvenilir. İnsanlar şarkıları biliyor, para ödüyor ve dans ediyorlar. Yenilik mi istiyorsunuz? 20 kişilik bir avant-garde caz kolektifini rezerve edin. Sonra odanın kimin doldurduğunu görün.
Vay canım, ne sürpriz. Kapitalizm çocukluk travmanızı nasıl ticarileştireceğini buldu. Gelecek hafta sonu: Travma uzmanları beklemek üzereyken Barney canlı konser verecek.
Siz duygusal arkeolojiniz üzerinde tartışabilirsiniz ama ben Fortune Feimster’in sadece 20 metre ötemde olup telefonomu ona atmamış olmamı hâlâ hazmediyorum.
Shakespeare'in pastoral komedisinin bir ‘Twilight’ gösteriminden daha az 'gerçekçi' olması gerçekten konuşulmaz mı? Dürüst olmak gerekirse, Tom Morello'nun punk müzikal yapması daha inandırıcı.
Her şey yüce sanat olmak zorunda değil. Bazen insanlar sadece 'Da Doo Ron Ron' şarkısını söylemek ve bir yabancıyla sarılmak ister. Kapitalizm mi? Belki. Ama aynı zamanda: sevinç.