Is India’s Youth Boom a Ticking Time Bomb or the Ultimate Economic Supercharger?
Hindistan'ın Gençlik Patlaması Bir Saatli Bomba Mı Yoksa Nihai Ekonomik Süper Şarj mı?
İşte yine başlıyoruz—Hindistan dünyanın en genç nüfusuna sahip ve ekonomik üstünlük için altın bir bilet elinde, ama bunu gerçekleştirmek için gençleri gerçekten yetiştirmemiz gerek. Aksi halde demografiyi ulusal bayram gibi kutlamaktan öteye gidemeyiz. Spoiler: bunu yapmıyoruz.
Hükümet 'demografik prim' teriminden bahsederken bunun otomatikmiş gibi davranıyor—sadece genç ekleyin, 10 yıl bekleyin, kâr elde edin! Ama eğitim, yetenek kazandırma ve gerçek işler olmadan bu prim, demografik bir felakete dönüşebilir. Nüfusunuzun %65'inin 35 yaşından küçük ve işsiz olduğunu hayal edin. Bu bir prim değil. Bu patlamaya hazırlanan bir isyan demektir.
Gerçeğe bakalım—öğretmenlerin kendileri yetkin değilse sınıflarda teknoloji de çözüm değildir. Her okula akıllı tahta koyabilirsiniz, ama onu kullanan kişi dijital okuryazarlığı nasıl öğreteceğini bilmiyorsa, bu sadece pahalı bir duvar kağıdıdır.
Yetenek kazandırmadan bahseder dururlar ama işler nerede? Oğlum mühendislik mezunu oldu, 14 mülakata girdi, sıfır iş teklifi aldı. İşsizliği önleyecek işler olmadan yetenek kazandırma, sadece işsizlere şık görünüm kazandırmaktır.
Hindistan'da Üret ve Lakhpati Didi gibi programlar zaten sonuçlar göstermeye başladı. Sadece bu çabaları büyütmeli ve yerel düzeydeki beceri eğitimiyle küresel talebi birleştirmeliyiz. Bu gökten düşen bir hayal değil—zaten toprakta yaşanıyor.
Kesinlikle. Kuzenim kırsal bir devlet okulunda öğretim görevlisi. Geçen yıl bir tablet aldı. Hiçbir eğitim yok, hiçbir müfredat yok. Hâlâ tebeşir kullanıyor. Teknoloji açığı donanımda değil—öğretmenin etkin hale getirilmesinde.
Burada nitelikli kodlayıcılar işe alıyoruz ama hâlâ Doğu Avrupa'dan uzman alıyoruz. Hint eğitim sistemi kağıt kodlayıcılar üretiyor—sınavlarda harika, gerçek projelerde işe yaramaz. Buna bir değişiklik gelmedikçe gençlerimiz sadece kullanılmayan stoktur.
Herkes işlerden ve becerilerden bahseder ama şehirlerden kim bahsediyor? Kentsel altyapımız 200 milyondan fazla yeni işçiyi karşılayabilir mi? Yaşanabilir şehirler olmadan bu 'prim', sadece kalabalık gecekondular ve tükenmiş gençlik demektir.
İşe yerleştirme beklerken çevrimiçi kurslar üzerinden yapay zekâ öğreniyorum. Zor olduğunu biliyorum ama pes etmiyoruz. Küresel şirketler Hint gençlerinin neler yapabileceğini görünce artık Doğu Avrupalı uzmanları getirmeyi bırakacaklar.
Benim gençliğimde bir diploma bir şey ifade ederdi. Şimdi? Diplomaların değeri düşmüş. Asıl önemli olan gösterilebilir beceri. Sertifikalar, portföyler, gerçek dünya sorunlarını çözme yeteneği—bana sadece sınav geçmek değil, işi yapabileceğini göster.