Shark Slaughter for Skincare? Why We're Still Putting Endangered Gulper Oil in Moisturizers
Cilt bakımında köpekbalığı katliamı mı? Neden hâlâ nesli tükenmekte olan gulper balıklarının yağını nemlendiricilere koyuyoruz?

Gulper köpekbalığı türlerinin dörtte üçü artık nesli tükenme eşiğinde — hepsi karaciğer yağı, lüks nemlendiriciler ve güneş kremlerinde kıymetli bir içerik olduğundan dolayı. Derin denizlerde 1500 metre aşağıda süzülen, milyonlarca yıldır hayatta kalmış bu hayaletler, anlık bir güzellik ihtiyacı için birkaç on yıl içinde balıkçı teknesine düşüyor.
CITES temsilcileri bu hafta gulper köpekbalıklarını kurtarabilecek bir oylamayla Samarkand'da buluşuyor — sonunda derin deniz türlerini Ek 2'ye ekleyebilecek. İronik olan? Şeker kamışından elde edilen bitkisel squalene’ye yıllardır sahibiz. Köpekbalığı karaciğerlerine ihtiyacımız yok. Sırtımızda omur değil, korkaklığı bir omurga gerekiyor.
Gulper köpekbalıklarını 12 yıldır inceliyorum. Yaşam döngüleri son derece hassas — 15-20 yaşında olgunlaşırlar ve yılda en fazla 10 yavru doğururlar. Balıkçı tekneleri derin denizde yetişkinleri topladıktan sonra, geleceği tamamen yok ediyorlar. Bu, ticaret kılıfına bürünmüş ekolojik çöküş.
Gerçeği görelim: Maya ya da şeker kamışından elde edilen bitkisel squalene, köpekbalığından elde edilene kimyasal açıdan aynıdır. Kozmetik fayda aynı — fark sıfır. Ama markalar, pazarlamada ‘doğal’mış gibi görünmesi için köpekbalığı yağını kullanmaya devam ediyor. Halbuki bu, nesli tükenmekte olan ilkel bir yaratıktan geliyorsa bile.
Squalene piyasası 150 milyon dolar değerinde. Ancak bitkisel alternatifler ölçeklenebilir, ahlaki ve giderek daha karlı hale geliyor. İnovasyon başarısız olmuyor — etik değerler kârın gerisinde kalıyor. Sürdürülebilirlik, ne zaman açıklama broşüründe değil de mizan sayfalarında gözükecek?
Dünya aşkına, geçen ay lüks bir krem aldım ve etikette sadece ‘squalene’ yazıyordu. Köpekbalığından mı, bitkiden mi yoksa hangi kaynaktan mı bilemedim. Bu kadar açık bir etiketleme, glütenden veya fındıktan bahsettiğimiz gibi, zorunlu olmalı. Tüketiciler nasıl seçim yapacak yani?
Güzellik Tutkunu'na yanıt: Sensiz değilsin. Çoğu perakendeci kaynağını açıklamıyor. AB'de bitkiselse ‘sebze squalane’ yazabilirler ama zorunlu değil. ABD'de mi? Nerdeyse hiç düzenleme yok. Bu, tasarlanan bir tüketici aldatmacası.
Tamam ama köpekbalıkları korkutucu değil mi? Derin deniz türlerinden birkaçı nesli tükenirse neden umrunda olalım ki? Okyanus devasa. Bununla ilgili çevre paniği mi yoksa gerçek bir durum mu?
Köpekbalığı Şüpheci'ye yanıt: Köpekbalıkları sadece film canavarları değil. Ekosistemin yönetici tepedirler. Onları ortadan kaldırırsanız, besin zinciri çöker. Ve hayır, nesli tükenmek ‘sadece birkaç tür’ değil — domino etkisidir. Okyanus geniş olabilir ama dengesi kırılgandır. Bir kez bozulursa, geri dönmesi mümkün değildir.
Bu, 1980'lerin mavi yüzgeç ton balığı krizini hatırlatıyor. Stoklar çökene kadar kâra körü körüne devam ettik. Sonra yasaklar geldi — çok geçti. Şimdi CITES'in gulper köpekbalıklarını listelemesi ‘aşırı müdahale’ değil — önleyici tıptır. Gitsinler de sonra daha çok ödersin.